29 Aralık 2018

TÜRK EDEBİYATI: ELIA İLE YOLCULUK || ZÜLFÜ LİVANELİ





Elia ile Yolculuk, tamamen yazarından dolayı aldığım bir kitaptı. Aldığımda ne Elia Kazan diye birinin olduğunu, ne Zülfü Livaneli'nin onunla arkadaş olduğu biliyordum. Birçok açıdan sevdiğim bir yazar olarak tanımlayabileceğim birisinin hayatı hakkında birçok bilgiyle doldum ve bu yüzden çok mutlu bir şekilde kapadım Elia ile Yolculuk'u.

Sanrım önce anlatımdan başlayacağım size kitabı tanıtmaya. İlk başlarda pek bir muğlak olan anlatım, ilerleyen sayfalarda Livaneli'nin kendine has göndermeleri, açıklamaları ve bilgilendirme çabasıyla dolu bir masala dönüyor. Çok uzun olmayan bu anı, yer yer hüzünlü, komik, ilginç biçimde devam ediyor. Masaldan kastım aslında Livaneli'nin kitabı ele alması. Bir anıdan ziyade bir kurgu okuyordum âdeta; arada tanıdık isimler geçse de ben bu hissi üzerimden atamadım.

11 Haziran 2017

TÜRK EDEBİYATI: HUZURSUZLUK - ZÜLFÜ LİVANELİ

 

Huzursuzluk
Zülfü Livaneli

Merhamet zulmün merhemi olamaz!

İstanbul’un kargaşası içinde sıradan bir yaşam süren İbrahim, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölüm haberi üzerine doğduğu kadim kent Mardin’e gider. Onun, önce sevdaya sonra ölüme yazılmış, Mardin’de başlayıp Amerika’da sona ermiş hayatını araştırmaya koyulur. Böylece âdeta bir girdabın içine çekilir, tutkuyla ve hırsla gizemli bir kadının peşine düşer.

Harese nedir, bilir misin? Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz… Ortadoğu’nun âdeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.

Mardinli Hüseyin ile IŞİD zulmünü misliyle yaşamış Ezidi kızı Meleknaz’ın ve kelamın çocuklarının hikâyesi... Livaneli okuru, sevda ile acının iç içe geçtiği bir Ortadoğu gerçeğiyle buluşturuyor.