10 Mart 2019

FANTASTİK: IRON AND MAGIC (THE IRON COVENANT 1)

 


Kate Daniels serisini belki biliyorsunuzdur, çok sevdiğim bir yazar (aslında karı-koca birlikte yazıyorlar) Ilona Andrews'in en ünlü ve sevilen serilerinden birisidir. Geçen yıl 10. kitabı yayımlandı ve seri bitmiş gibi görünüyor. Ancak içindeki bulunan bir karakter olan Hugh d'Ambray'ye ek bir kitap yazdı ve kitap aslında Kate Daniels'in 10. kitabıyla bağlantılı. Ben Kate Daniels'i okuyup bitirdim ancak o sıralarda Hugh'a kin beslediğim için Iron ve Magic'i (Demir ve Büyü) okumadım. Ancak Ilona Andrews'in yeni kitabını beklerken birden bire dün başlayıverdim ve bitirdim. Benim aklımda, Ilona Andrews kötü bir kitap yazmaz fikri olduğu için okumamak gibi bir ihtimal yoktu zaten. Sadece zamanı değildi.

Kitap, Roland'ın bağından kopardığı rezil haldeki bir Hugh d'Ambray sahnesiyle başlıyor, yıllardır birlikte savaştığı Iron Dogs ordusu (Demir Köpekler) da ondan farklı değil. Aç, amaçsız ve parasızlar. Teğmenleri gelip ondan tekrar liderlik yapmasını istiyor. Hugh da güçlü sorumluluk bilinciyle, bu görevi tüm tükenmişliğine rağmen eline alıyor. Zira almazsa Nez, Roland'ın başka bir adamı tarafından hepsinin kökünü kurutulacak.

5 Mart 2019

SON ZAMANLARDA OKUDUĞUM BİRKAÇ KİTAP



Bu aralar biraz kafa dağıtmak için basit birkaç okumak istedim. Hepsi de fantastik kısa kısa kitaplar. Benim gibi fantastik (alt türü şehir fantezisi) olan kitapları seviyor ve öyle muazzam kurgular veya anlatım beklemiyorsanız, aşağıdaki kitaplara göz atabilirsiniz:

Rasgele bir sırayla:

Justice Calling (The Twenty-Sided Sorceress #1)

Kitap, bir çizgi roman dükkânı işleten bir kadının bir dizi cinayete olan bağlantıyla başlıyor. Düşmanın arkadaşlarına zarar vermeye başlamasıyla herkesten gizli tuttuğu güçlerini açıklamak zorunda kalıyor. Ancak bu, kendi gücünü almak isteyen eski sevgilisi ve akıl hocasından kaçmak yerine bu sefer savaşmaya karar vermesine neden oluyor.

Türkçesi Adelet'in Çağrısı olan bu kitap kısa ve ilginç bir biçimde başlıyor. Ancak serinin ikinci kitabı Murder of Crows'u (Kargaların Cinayeti) da okuduktan sonra devam etmem kararı aldım. Aslında merak ettiğim bir yanı var ama çabaya değmez.

3 Mart 2019

JAPON EDEBİYATI: THE TRAVELLING CAT CHRONICLES || HIRO ARIKAWA



Yıllar önce bacağı kırıldığında kendisini kurtaran Satoru ile yaşayan sokak kedisi Nana'nın hikâyesini anlatan The Travelling Cat Chronicles insanın içini ısıtan, hüngür hüngür ağlatan, bir hayvanla sahibinin arasındaki bağı romantik ve zamansız biçimde işleyen çok güzel bir kitap.

Satoru kitabın başlarında çok sevdiği kedisi Nana'yı arkadaşlarından birine kitabın oralarına kadar açıklanmayan nedenlerden ötürü sahiplendirmek için uzun yollar gidiyor. O arkadaşlarla tanıştığımızda, Satoru'nun geçmişine giderek o insanlarla nasıl tanıştığını, nasıl bağlandığını, nasıl şimdiki insan haline geldiğini, onların hayatlarında nasıl bir etki bıraktığını okuyoruz. Kimi zaman duygusal kimi zaman da eğlenceli bir kitap.

Satoru genel olarak bakıldığında zor bir hayat geçirmiş ancak hayata karşı masum bir bakış açısı taşımaya devam ediyor. Nana da sokaklar tarafından kavrulmuş, bir kedi olmaktan gurur duyan, Satoru'yu seven, avcı, terbiyeli bir kedi. Bazen kendi hali ve tavrına yönelik yorumları kitabın o hüzünlü yanını kırmada çok başarılı. İnsanın içini ısıtıyor. İkisinin birbirine duyduğu sevgi olağanüstü bir biçimde aktarılmış. Nana'nın insanları anlamasıyla da daha tatlı bir yan katılmış.

9 Şubat 2019

POLİSİYE: BÜYÜK DÖRTLER || AGATHA CHRISTIE



Büyük Dörtler, Hercule Poirot serisinin beşinci kitabı. Sanırım İngiliz Edebiyatı'nda Polisiye deyince akla ilk Sherlock Holmes, ikinci olarak da Hercule Poirot gelir. İlki her ne kadar fiziksel kanıta önem veriyorsa, ikincisi de bir o kadar insan davranışlarına göre hareket eder. Tabii bu kitapta iki karakter pek bir iç içe geçmişti.

Büyük Dörtler, Hastings'in Güney Amerika'dan arkadaşı Poirot'u ziyaret etmesiyle başlar. Ancak Hastings de sürpriz bir biçimde arkadaşını görmeye gelmiştir. Ancak gizemli bir adamın aniden yan odada belirip ölmesi ve bir kâğıda gizemli bir şeyler yazmasıyla Hercule Poirot bu kitapta kendisini uluslararası bir güce karşı hareket ederken bulur.

Zeki bir grup Poirot'u aradan çıkarmak için epeyce kapsamlı planlar yaparlar ancak Hercule Poirot "Gri Hücreler"ini kullanarak onlarla mücadele etmeye kararlıdır. Dostu Hastings ile kendilerini büyük bir tehlike ve bir o kadar da büyük bir gizemin ortasında bulurlar.

6 Şubat 2019

FANTASTİK: ROSEMARY AND RUE || SEANAN McGUIRE





Rosemary and Rue (October Daye 1) 2009'da çıkan bir kitap. Kendisi yıllardır okuma listeme bir girer çıkar ama bir türlü okudum kısmına geçemezdi. Geçen hafta birçok benzer türde kitap okuduktan sonra daha önce okumadığım bir seri arayışına girdim ve nihayet bu kitabı okumaya karar verdim. Kitabın tanıtımı da ilginçti doğrusu.

Perilerin ve kırmaların (changeling) dünyasında geçiyor. Aslında onlarınkisi ayrı bir dünyaymış gibi bahsetmesem daha iyi olacak. Yine bizim dünyamızdalar ancak kendi cep âlemlerini yaratmışlar. Kitabın anlatıcısı October, namıdiğer Toby bir özel dedektif ve kendisi ilk kırma Şövalye. Toby kötü bir perinin kendisini balığa dönüştürdüğü on dört yılın ardından, bu yeni dünyada kendisini bulmaya çalışıyor. Ne var ki bir arkadaşı, saf kan peri öldürülmeden önce Toby'ye cinayetini çözmesi için bir lanet yerleştirince October yeniden kurmaya çalıştığı hayatını bırakıp peri dünyasına dönmek zorunda kalıyor.

Ve asıl sorun, arkadaşının neden öldürüldüğünü anlamaya yaklaşmasıyla başlar.

26 Ocak 2019

FANTASTİK: CADILARIN KEŞFİ || DEBORAH HARKNESS




Cadıların Keşfi uzun zamandır adını duyduğum, üç kitabını da aldığım bir üçleme. İnsanların hayranlıkla bahsettiği bir eser olmasına rağmen bende pek istenilen etkiyi bırakamadı doğrusu. Neden mi? Anlatacağım ama önce kısa bir tanıtım geçmek istiyorum.

Diana Bishop adında aslında cadı olan ama kendi güçlerini inkâr eden bir simya araştırmacısı ile olaylar başlıyor. Uzun zamandır kayıp olan Ashmole 782 adındaki bir elyazmasını bulan Diana, istemedik güçlerin (vampirler, cadılar, iblisler) dikkatini çeker ve bu kayıp elyazmasını bulmak isteyenler tarafından gerek ufak, gerek hayat sonlandırıcı tehditler alır.

Ancak kendisi de bir bilim insanı olan Matthew adındaki bir vampir, bu kadını bir şekilde koruması altına alır ve imkânsızlıklar dolu bir serüven başlar.

Ashmole 782 tekrar bulunabilecek midir?
Diana güçlerini kabul edecek midir?
Matthew ile birlikte olabilecekler midir?

Bu yazımda, kitabın geneline dair, bazı okurların hoşlanmayacağı bilgiler buluyor.

3 Ocak 2019

YERALTI EDEBİYATI: DÖVÜŞ KULÜBÜ || CHUCK PALAHNIUK



Aslında bu kitabın yorumuna nasıl başlanır hiçbir fikrim yok ancak ileride kendimi hatırlamak için kısa da olsa bir şeyler yazmak istiyorum Dövüş Kulübü hakkında. 1996 yılında yazılmış, yeraltı edebiyatının klasiklerinden biri olarak tanınıyor.

Ayrıntı Yayınları kitabı tanıtımda çok iyi açıklamış, bana gerek yok ama işte dediğim gibi... Yayınevinin tanıtımını buradan okuyabilirsiniz.

Sanırım önce filmden başlamalı. Çünkü kitaptan ziyade filmiyle tanıyoruz bu eseri, bir kesit görmeyen ya da filmi izlemeyen insan azdır. Ben ufak yaşta filmi izlemiştim doğrusu, o yüzden kitabın sonunu ve belirli sahneleri net biçimde hatırlıyorum (travma mı dersiniz?). Yani yabancı değilim kitabın sonuna, içindeki şiddette. Asıl yabancı olduğumsa topluma, tüketime, yozlaşmaya, güzelliğe yönelik yaptığı eleştirilerdi.

29 Aralık 2018

TÜRK EDEBİYATI: ELIA İLE YOLCULUK || ZÜLFÜ LİVANELİ





Elia ile Yolculuk, tamamen yazarından dolayı aldığım bir kitaptı. Aldığımda ne Elia Kazan diye birinin olduğunu, ne Zülfü Livaneli'nin onunla arkadaş olduğu biliyordum. Birçok açıdan sevdiğim bir yazar olarak tanımlayabileceğim birisinin hayatı hakkında birçok bilgiyle doldum ve bu yüzden çok mutlu bir şekilde kapadım Elia ile Yolculuk'u.

Sanrım önce anlatımdan başlayacağım size kitabı tanıtmaya. İlk başlarda pek bir muğlak olan anlatım, ilerleyen sayfalarda Livaneli'nin kendine has göndermeleri, açıklamaları ve bilgilendirme çabasıyla dolu bir masala dönüyor. Çok uzun olmayan bu anı, yer yer hüzünlü, komik, ilginç biçimde devam ediyor. Masaldan kastım aslında Livaneli'nin kitabı ele alması. Bir anıdan ziyade bir kurgu okuyordum âdeta; arada tanıdık isimler geçse de ben bu hissi üzerimden atamadım.

27 Aralık 2018

BİLİM KURGU: BAŞLAT: READY PLAYER ONE || ERNEST CLINE




Başlat: Ready Player One uzun zamandır kitaplığımda duran bir kitap ve evet, film olduğunu duyunca okumaya başladım. Bu da temmuz ayına dayanıyor. Yani yaklaşık altı aydır elimde dönüp duran bir kitaptı kendisi. Yılbaşı yaklaşırken artık bitirmeliyim diye elime aldım ve iyi ki de almışım.

Ernest Cline'ın bu romanında 2045 yılındayız ve dünya leş gibi bir yer. Fakirlik, insan haklarının eksikliği, suç almış başını gidiyor. Spoiler olarak saymazsanız şunu da eklemek istiyorum: Bir noktada karakter otomattan silah aldı. SİLAH. Tabii ki burası Amerika. Tekrar kitaba dönersek, insanlar bu "gerçek" dünyadan kaçmanın yolunu bir oyunda bulmuşlar. OASIS. Aslında oyundan çok daha ötesi bu, ikinci bir gerçeklik gibi. Gerekli alet edavatınız varsa bu oyunda eğitim görüyor, yaşıyor, spor yapıyorsunuz. Yarattığınız avatarla istediğiniz kişi olabiliyor, istediğiniz gibi görünebiliyorsunuz. Burada gerçek hayattan çok orada vakit geçiriyorsunuz. Pek de uzak olmayan bir gelecek yani.

19 Kasım 2018

SENARYO: FANTASTİK CANAVARLAR: GRINDELWALD'IN SUÇLARI || J. K. ROWLING




Harry Potter'ı aramızda bilmeyen bir kişiyi bulmak her ne kadar zorsa, bu filmi merakla beklemeyen bir kişiyi de bulmak o kadar zordur. Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? filmi ile başlayan maceramız şimdi Grindelwald'ın Suçları ile devam ediyor. Ben de filmi izledikten sonra, hiç de huyum olmayan bir şekilde gidip senaryosunu da okumak istedim.

Öncelikle biraz film hakkındaki görüşlerimden bahsetmek isterim. Uzun bir süre bekledikten ve fragmanı izledikten sonra heyecan ve merak içinde filmi görmeyi umut ediyordum. Ancak izledikten sonra hayal kırıklığı hissettiğimi paylaşmalıyım. Her ne kadar macera ve heyecan açısından tatmin edici olsa da Nagini, Leta ve Queenie'nin işleniş biçimleri beni tatmin etmedi. Özellikle Nagini'nin hikâyesi amaçsız göründü ki filmde toplamda iki cümle falan konuşmuş olması bende, karakterin sadece Harry Potter severleri çekmek için bir hile oldurduğunu düşündürdü. Nagini'nin amacı neydi? Leta'nın hikâyedeki amacı neydi? Harcanmak için konmuş birkaç detay mı? Beklediklerimi bulamadım. En az sevdiğim Harry Potter filmi bile bende daha çok duygu uyandırmıştır ve daha çok mantıklı gelmiştir. Dumbledor'un büyük finaline giden birkaç detaycıktan ibarettiler sanırım...

18 Kasım 2018

BİR BÜYÜME HİKÂYESİ: CIRCE || MADELINE MILLER



Yunan mitolojisi tanrıların gönül oyunları, acımasız cezalar, ensest, ölümlülerle ve hayvanlarla olan ilişkiler ve kahramanlarla ünlüdür. Tüm bu garip yanlarına rağmen de hep ilgimizi çekmiştir. Yunan mitolojisi deyince akla ilk gelen şimşeklerin hâkimi Zeus, sonrasındaysa Hera, Apollo, Artemis, Athena gibi başlıca tanrılar olur. Ve genellikle de onların hikâyelerini okuruz. Bu kitabı diğerlerinden ayıran özellik, kenarlarda kalmış bir büyücünün çok güzel bir kurgu ile anlatılması.

Circe, Türkçe adıyla Kirke, mitolojinin öyle pek merkezinde olmayan, güneş tanrısı Helios'un insan sesli kızı. Kendisi bir büyücü ve titan. Onu kahraman Odisseas'ın macerasından hatırlarız. Ancak orada sıradan, atlatılması gereken bir zorluktur sadece. Ve bu özellik Kirke'nin sadece bir dönemini anlatır. Bu hikâyenin elbette bir öncesi ve sonrası da bulunmakta.

Bu kitapta bol bol macera, ihanet, büyü, canavarlar ve sevgi var. Kirke'nin yolcuğu kesinlikle kolay değil. Öncelikle kendi ailesi tarafından sevilmeden, güçsüz ve diğer olimposlular kadar güzel olmadığı için sürekli aşağılanan bir karakter okuyoruz. Ancak onu diğerlerinden ayıran bu özellikler içinde daha insanı bir yanın oluşmasını sağlıyor. Merhamet diyebiliriz buna. Ve çoğu ölümsüz gibi o da bir insana âşık oluyor ve yaptığı seçimler yüzünden bir adaya hapsediliyor. Bu adada kendisini buluyor, gücünü öğreniyor ve ziyaretçileri ve serüvenleri sayesinde hayatıyla ilgili önemli kararlar veriyor. Anlayacağınız asıl hikayesi bu adayla beraber başlıyor.

27 Eylül 2018

İSKANDİNAV EDEBİYATI: DOPPLER || ERLEND LOE



Doppler ile biraz kitap tanıtımıyla karşılaştım. Kalem Ajans sanırım serinin ikinci kitabını duyuruyordu. Hemen gidip kitabın tanıtımı okudum, ardından da övgüleriyle karşılaştım. Daha o gün, vakit kaybetmeden gidip kitabı Taksim'deki Yapı Kredi Yayınları'ndan kendimi paralarcasına aldım.

Pek geçmeden de okumaya başladım. Son derece alışılmamış bir girişi var kitabın:

Babam öldü.
Dün bir geyik avladım.
Ne diyebilirim.
Ya o ya ben, birimiz canından olacaktı.

19 Eylül 2018

İNGİLİZ KLASİĞİ: HOBBİT || J.R.R TOLKIEN



Hobbit, herkesin bir şekilde duyduğu, okumak istediği kitaplardan. Bu durum özellikle yakın zamanda üç filme uyarlanmasından dolayı da arttı. Tabii bu efsane olmuş kitabı şimdi okumamı filme bağlayamam, zaten üç film olması yüzünden o dönem epey seriden soğumuştum.

İthaki Yayınları'nın geçen yıl yayımladığı ufak ve ciltli baskıdan kitabı severek okudum. Hatta kont montumun iç cebine girdiği için ayrı bir zevkle yanımda taşıdım. Fırsat buldukça da insanların gözlerine sokarak kitabın tatlılığını övdüm. Yıllar önce İngilizce kopyasını okumaya başlayıp bitiremediğim için bu baskı kitabı bitirmek için harika bir fırsat oldu.

Topraktaki bir oyukta bir hobbit yaşardı.

Kitap, kendi halinde,  ufak, kıllı ayaklı, günde elli kere yemek yeyip purosunu tüttüren sevimli bir hobbitin, Gandalf adlı bir büyücünün iteklemesiyle hazine, ejderha ve bir avuç cüce ile çıktığı bir serüveni anlatıyor. J.R.R'ın normalde çocuklarına bir masal olarak kurgulamaya başladığı bu hikâye, gayet sert anlar içermesinin yanı sıra biraz da ürkütücü. Ancak içine eğlenceli sohbetler, şarkılar da eklenmiş ve Tolkien'in arada baş gösteren anlatıcı sesi, olaylara hem bir sevimlilik hem de gizem katmış.

12 Eylül 2018

GİZEM: KADINLAR ALAYI || LAURİE R. KING




Kadınlar Alayı (Mary Russell ve Sherlock Holmes 2)
Laurie R. King


Kadınlar Alayı, Mary Russell ve Sherlock Holmes serisinin ikinci kitabı. Arıcının Çırağı hakkındaki düşüncelerimi buradan okuyabilirsiniz.

Mary Russell artık 21 yaşına basarak büyük bir mirasa konma eşiğindeki eğitimli bir kadın. Kendisi üniversite eğitimini bitirmiş, çıraklıktan ustalığa doğru emin adımlarla ilerliyor, bundandır ki Sherlock bu kitapta çok yer kaplamıyor; bizler Mary Russell'ın liderlik ettiği bir gizeme, Sherlock'un yardımlarıyla (tabii en elzem anlarda) ilerliyoruz.

Savaş sonrası dönemlerde kadınların toplumdaki yerlerini nasıl almaya başladığını, Süfrajetlerden sonraki akımın neler olduğunu anlatıyor. Bu kısımların ne kadar doğru olduğuna dair bir araştırma yapmadığım için sadece kurgu olarak kabul edebiliriz. Mary'nin yolu, üniversite arkadaşı Veronica'nın aracılığıyla fikirleri ve tavırlarıyla insanları kendisine hayran etmeyi başarmış ve başarmakta olan, kadınlara yardım amacıyla kurulmuş "Yeni Tapınak" lideri Margery Childe adlı bir kadının organizasyonuna düşüyor. Etkileyici bir kadın olan Margery tabii sırlardan yoksun değil. Mary özellikle kadının cazibesinden ve eğitimsiz de olsa kendisini eğitip insanlara önderlik etmesinden etkileniyor.

20 Nisan 2018

POLİSİYE: CERRAH || TESS GERRITSEN



Tess Gerritsen ülkemizde çok sevilen bir yazar, o da bu ilginin ve sevginin farkında olmalı ki ülkemize iki kez gelip çeşitli yerlerde imza günlerine katıldı. Ben de bu imza günlerinin etkisiyle (daha önce bir ya da iki kitabını okumuştum) kendisine bir kitap imzalatmayı başardım. Cerrah'la olan hikâyem böyle.

Eğer Tess seviyorsanız, Rizzoli ve Isles'ın dizi olduğunu da biliyorsunuzdur. Ben de diziyi çok severim ve bu kitapta (Kitap Esintisi'nin tüm karşı uyarılarına rağmen) diziden parçalar bulmayı umuyordum. Ancak Cerrah tamamen diziden ayrı tutulması gereken bir kitap.

28 Mart 2018

ROMAN: KÂĞIT EV || CARLOS MARIA DOMINGUEZ


Kâğıt Ev
Carlos Maria Dominguez



Jaguar Kitap'tan çıkan Kâğıt Ev, kısacık ancak insanların kitaplara olan ilgisinin beslendiğinde nasıl da büyüdüğünü, hatta sapkınlığa ulaştığını çok güzel bir biçimde anlatıyor. Kitaplara olan sevgilerinden ötürü delirmiş, kendilerini kaybetmiş insanların hikâyesi var bu kitapta. Ha bir de üşenmeyip bir kitabın, bir insanın hikâyesini öğrenmek için yol kat eden.

"1998 ilkbaharında Bluma Lennon, Soho'daki bir kitapçıdan Emily Dickinson'ın Şiirler'inin eski bir baskısını aldı ve ilk köşe başında, tam da ikinci şiiri okumaya başladığında bir arabanın altında kaldı."

Ben hep emekliliğimi binlerce kitabın içine gömülü biçimde geçirmeyi dilemişimdir, hayallerimde bir kitap ardına başka kitaba başlarım, günümü insanlar içinde değil, kitapların arasında kaybederim. Bu kitabı o yüzden çok değerli buldum. Zira benim hayallerim de pek normal sayılmaz ama insanı mutlu ettikten sonra biraz deliliğin ne önemi var ki?

26 Mart 2018

ROMAN: NAGAZAKİ || ÉRIC FAYE



Nagazaki, Japonya'nın 2. Dünya Savaşı'nda nükleer saldırıya maruz kalan bir şehri. Her ne kadar yaşanan bu travma insanların zihinlerine ve yaşamlarına derin etkilerini bıraksa da Nagazaki'de asıl odak konusu mahremiyeti ihlal edilen bir adam.

Shimura adlı, yaşlanmaya yüz tutmuş, asosyal denilebilecek birisi bir gün evinde yiyeceklerin azalmaya başladığını fark eder ve kayıt tutmaya başlar, ancak bu kayıtlar tahminini doğrulayınca evine bir kamera yerleştirerek kimin yiyeceklerini (ama sadece yiyeceklerini) çaldığı ortaya çıkarır. Ardından da gerçek bir olay olması yüzünde daha da tüyler ürpertici hale gelen bir tablo çıkar ortaya.
Kitabın tüyler ürpertici kısmı mahremiyetin ihlali, çünkü anlatılan herkesin başına gelebilir. Kitabı özel kılan ise merakla başlayıp insanın bu durum karşısında nasıl etkilendiğini, merakın dehşete nasıl dönüştüğünü basit bir biçimde anlatması. Hikâyenin iki bakış açısından anlatılması da ortaya daha derin bir manzara çıkarıyor. Hayatta kalma mücadelesi. Yalnızlık.

25 Mart 2018

POLİSİYE: ÇELİKTEN DÜĞÜMLER || SANDRINE COLLETE



Çelikten Düğümler, 2001 yılında geçen bir gizem romanı. 40 yaşında bir adamın geçmişine ve bugününe odaklanıyor. Bir süre hapishaneden kaldıktan sonra (kimileri kitabı okudukça ilahi adalet diye yorumlayabilir) bir kaçış yaparak ücra bir yere giden ve orada kaçırılarak tutsak edilen bir adamın hikâyesi.

İki ihtiyar adamın işlerini yaptırmak ve sapkın hayatlarını gizli tutmak için kaçırdığı bu orta yaşlı adamın asi ve hırçın halini geride bırakıp nasıl kölelik zihniyetine girip, açlık, susuzluk ve yorgunluk yüzünden aşama aşama benliğini kaybettiğini görüyoruz. Konusu itibariyle korkutucu ve insanı içine çekiyor. Kendinizi anlatıcının yerine koyduğunuzda, intihar etmenin bile bir kaçış olmadığı bu suç romanı, kimi anlar aşırı heyecanlı ve karamsar. Heyecanlı olmasının nedeni ise, bu kurgunun kimin zaferi ya da kimin mağlubiyetiyle biteceğine dair doğan meraktan geliyor. Bir hayatta kalma romanı. İnsanın ertesi günü görebilmek için nasıl da mücadele verdiğini çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor.

12 Ağustos 2017

POLİSİYE: PATASANA || AHMET ÜMİT



Bu Ahmet Ümit'i ne ilk okuyuşum ne de bu kitaba ilk başlayışım. Kitabı ilk okumaya kalkıştığımda büyüklüğü beni rahatsız ettiği için ilerleyememiştim ki bunu yine yaşadım. Ancak bu sefer kendimi güzel kaptırdığım için rahatsız ola ola da olsa bitirdim.

Kitap, arkeolog olan Esra adlı bir kadının, Gaziantep'teki Antik Hitit'te yazmanlık yapan Patasana'nın tabletlerini çıkarırken bir cinayet işlendiğini duymasıyla başlıyor. Kitabın devamında hem ip uçları toplayarak cinayetin (daha sonra cinayetler olacak) kimin işi olduğunu öğreniyor hem de karakterlerin diğerleriyle (özellikle de Esra) olan ilişkilerine tanık oluyoruz. Üstelik Kürt, Yahudi, Türk, soykırım konularına da değiniyoruz. Bu kurgu roman, geçmiş ve günümüzü tek bir parçaya çevirerek, bağlayarak anlatıyor. Hatta öyle ki, bazen bölüm sonlarının bitiş kelimeleri sonraki kısmın başlangıç kelimeleri olabiliyor. Kırılan kalpler, başlayan aşklar, kan, sırlar, dünya savaşları... gibi bir çok konu işleniyor.

26 Temmuz 2017

FANTASTİK: WILDFIRE || ILONA ANDREWS (GİZLİ MİRAS 3)


Wildfire (Vahşi Yangın)
Ilona Andrews


Gizli Miras serisinin ikinci kitabını çok heyecanlı bir yerde bırakmıştık. Nevada'nın kökenleri ortaya çıkmış, Baylor ailesinin bir Ev olma konusu gündeme gelmiş, Rogan ve Nevada'nın ilişkileri ilerlemiş ve Nevada iyice kendi güçlerini fark etmeye başlamıştı.

Bu kitap tamamen geçmişle yüzleşmeye ve gelecek için kararlar vermeye yönelikti. Öncelikle Nevada'nın büyükannesi gelerek bir terör estirmeye başlıyor, daha sonra Nevada bir Baylor Evi olmak için başvuruyor, bu da yetmezmiş gibi Olivia'nın kızı Rhyda'nın kocası kaçırılıyor ve Rogan'ın eski nişanlısı onu bulması için Nevada'nın şirketine başvuruyor.