20 Temmuz 2016

TÜRK EDEBİYATI: SODOM VE GOMORE || YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU




Tanıtımı:
İşgal yıllarının İstanbulu'nu konu edinen Sodom ve Gomore, Yakup Kadri'nin romanları arasında zaman bakımından Hüküm Gecesi'nin devamı sayılır. Mütareke döneminin çürüyen çevrelerini, kokuşmuş kişiliklerini konu edinen roman sanki bir zaman diliminde geçiyor duygusu yaratsa da, olayların ardında işgale karşı oluşan bir kinin, "isyanla mayalanan bir ruhun" geliştiği görülür. Batı hayranı Türkler'in, alafrangalığa özenen züppelerin, emperyalistlerle işbirliği içinde olan kesimlerin, işbirlikçi burjuvazinin yer aldığı geniş bir panorama olan Sodom ve Gomore'de Karaosmanoğlu romanını örerken bir anlamda Tanrıların gazabından yararlanıyor.

***

İşgal yıllarını konu alan bir kitap. Aslında işgalden çok Türk insanın ne kadar bayağı bir hal aldığını, kimliklerini kaybedip ahlaksızlaştığını anlatıyor. Kitabın dili de buna destek veriyor mesela. Yer yer İngilizce ve Fransızca kelimeler olduğu gibi yazılmış, yani günlük hayata karışmış.

Kitabımız iki kişinin arasında geçiyor ve biz başka başka karakterlerin hayatlarına da misafir oluyoruz. Şu iki karakter Leyla ve Necdet. Bu iki kişi aslında nişanlı ve bir o kadar da kuzendir. Ancak Leyla tam bir fingirdek abla rolünü üstlenir ve herkese mavi boncuk saçar, bizim vakur, Türk mü Türk evladı Necdet de bu kıza olan aşkından yanıp biter kül olur. Leyla onunla bununla gezip tozarken derdinden çöker.