18 Kasım 2018

BİR BÜYÜME HİKÂYESİ: CIRCE || MADELINE MILLER



Yunan mitolojisi tanrıların gönül oyunları, acımasız cezalar, ensest, ölümlülerle ve hayvanlarla olan ilişkiler ve kahramanlarla ünlüdür. Tüm bu garip yanlarına rağmen de hep ilgimizi çekmiştir. Yunan mitolojisi deyince akla ilk gelen şimşeklerin hâkimi Zeus, sonrasındaysa Hera, Apollo, Artemis, Athena gibi başlıca tanrılar olur. Ve genellikle de onların hikâyelerini okuruz. Bu kitabı diğerlerinden ayıran özellik, kenarlarda kalmış bir büyücünün çok güzel bir kurgu ile anlatılması.

Circe, Türkçe adıyla Kirke, mitolojinin öyle pek merkezinde olmayan, güneş tanrısı Helios'un insan sesli kızı. Kendisi bir büyücü ve titan. Onu kahraman Odisseas'ın macerasından hatırlarız. Ancak orada sıradan, atlatılması gereken bir zorluktur sadece. Ve bu özellik Kirke'nin sadece bir dönemini anlatır. Bu hikâyenin elbette bir öncesi ve sonrası da bulunmakta.

Bu kitapta bol bol macera, ihanet, büyü, canavarlar ve sevgi var. Kirke'nin yolcuğu kesinlikle kolay değil. Öncelikle kendi ailesi tarafından sevilmeden, güçsüz ve diğer olimposlular kadar güzel olmadığı için sürekli aşağılanan bir karakter okuyoruz. Ancak onu diğerlerinden ayıran bu özellikler içinde daha insanı bir yanın oluşmasını sağlıyor. Merhamet diyebiliriz buna. Ve çoğu ölümsüz gibi o da bir insana âşık oluyor ve yaptığı seçimler yüzünden bir adaya hapsediliyor. Bu adada kendisini buluyor, gücünü öğreniyor ve ziyaretçileri ve serüvenleri sayesinde hayatıyla ilgili önemli kararlar veriyor. Anlayacağınız asıl hikayesi bu adayla beraber başlıyor.