Suyun Sesi Bizi Yemyeşil Bir Yolculuğa Çıkarıyor!

Suyun Sesi Afiş

Türkçe'ye çevrilmemiş olsa da The Shape of Water ayrıca bir kitap olarak yayımlandı. Yazarları Guillermo del Toro ve Daniel Kraus olan kitap 2018 çıkıştı.


Suyun Sesi, 2017 yılında çıkan, orijinal ismi The Shape of Water olan fantastik bir film. Guillermo del Toro tarafından yönetildi, senaryosu del Toro ve Vanessa Taylor tarafından yazıldı. Elisa'yı Sally Hawkins oynarken insansı yaratığı ise Hellboy'dan tanıdığımız Doug Jones canlandırıyor.

Okuduğum bir yazıda filmin konusunun Guillermo del Toro'nun aklına 2011'de düştüğünü okudum.

Suyun Sesi'nin Konusu

Elisa, çocukluğunda yaşadığı talihsiz bir olay yüzünden konuşamayan bir kadın ve Suyun Sesi onun başından geçen şefkat, merhamet, cesaret ve sevgi dolu harika ve yemyeşil görsel bir şöleni ele almakta.

Elisa 1962 yılında, ABD'de gizli araştırmalar yapan bir devlet kuruluşunda temizlik görevlisi olarak çalışmakta. 

Gündüzleri belirli bir düzen içinde yaşıyordur. En yakın arkadaşı ise gelişen ve değişen ama yine de onu tam manasıyla asla kabul etmeyen dünyada  kaybolan ihtiyar ve sanatkâr bir komşudur. Geceleri ise gizli ve yasadışı araştırmalar yapan bir kuruluşta çalışmaktadır. 

Ancak bir gün Elisa, bu kuruluşa getirilen, tutsak, insansı bir yaratıkla karşılaşır ve yolu Michael Shannon'un canlandırdığı Richard Strickland ile çakışır. Üst düzey bir yetkili olan bu adamın garip alışkanlıkları ve sadist bir yanı vardır. Üstelik Elisa'nın sessizliğine çekilmektedir.

Richard Strickland fotoğrafı

Elisa bu insansı yaratıkla garip bir ilişki kurmaya başlar ve merakı sayesinde kimsenin aklına gelmeyecek destansı ve romantik ve gerilim dolu bir yolcuğa çıkar. Ancak Strickland peşini bırakmamakta kararlıdır.

Suyun Sesi Hakkındaki Düşüncelerim

Suyun Sesi önce yemyeşil görselliğiyle vuruyor insanı, duvarlardan küvete ve ışıktan eşyalara, her yer yemyeşil. Ne var ki bu yeşillik itici olmak yerine âdeta insanı filmin romantik ve sessiz havasına daha ilk baştan çekiyor. 

En İyi Prodüksiyon Tasarımı ile Oscar alması benim için bu yüzden şaşırtıcı değil.


Ardından sadece işaret diliyle konuşabilen Elisa'nın nasıl bir insan olduğunu, düzenini, arkadaşlıklarını ve hayatını görüyoruz. Bizi sıkıcılığıyla vuruyor bu hayat. Aynı otobüs, aynı insanlar, yalnızlık...

Suyun Sesi bize sevginin ve aşkın olmadığı yerlerde karşımıza çıkabileceğini yüzeysel bir şekilde anlatsa da beni asıl etkileyen Elisa'nın kendisini âna bırakma gücü oldu. Cesur, tutkularının peşinden koşabilen ve doğruyu yapabilen bir kadın yaratmışlar.

Yine, Yeniden Soğuk Savaş


Bir başka notsa Rusya. ABD söz konusu olunca baş düşmanları Rusya'dan kurtulmak ne mümkün. Bu formülü de bu filme yerleştirmeyi ihmal etmeyerek filmin değerini bir tık düşürmüşler.

1962 yılında elbette Soğuk Savaş'ın etkilerini görmemek zor olurdu ancak filmin fantastik doğasını düşünürsek başka bir yaratıcılık söz konusu olabilir belki diye düşünüyorum. Dönem filmlerinde ya Nazileri ya da Komünistleri görmekten bunaldım. Bu konular yeterince işleniyor. 

The Shape of Water Ayrıca Bir Kitap

The Shape of Water Kitap Kapağı


2018 Şubat çıkışlı The Shape of Water yine Guillermo Del Toro imzası taşıyor. Ben okumadığım için hiçbir yorum yapamayacağım ancak gördüğüme göre birkaç bakış açısından yazılmış ve okurlar sevmiş.

Kitabın filmden sonra yayımlandığını da not düşelim, yani alışılanın aksine kitap filmden doğmuş. Neden filmden sonra kitap yayınlanmış, ne gibi farklılıklar var bilemiyorum ve merak ettiğimi söylemem gerek.

Açıkçası ben bu kitabın kapağını çok beğendim. Keşke ülkemizde de yayımlansaydı diye düşünüyorum.

Son Söz


Filmin fantastik havası güzel, senaryosu yer yer meraktan tırnak yedirtir cinsten. Her bir kare ise görsel şölen. Özellikle insansı yaratığın kostümü muazzam gerçekçi.

Benim için Suyun Sesi kesinlikle izlenmeye değer bir film. Önümüzdeki aylarda tekrar baştan izlemeyi de düşünüyorum; o kadar aklımda yer etti o bin bir yeşil tonu.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar