10 Mart 2019

FANTASTİK: IRON AND MAGIC (THE IRON COVENANT 1)

 


Kate Daniels serisini belki biliyorsunuzdur, çok sevdiğim bir yazar (aslında karı-koca birlikte yazıyorlar) Ilona Andrews'in en ünlü ve sevilen serilerinden birisidir. Geçen yıl 10. kitabı yayımlandı ve seri bitmiş gibi görünüyor. Ancak içindeki bulunan bir karakter olan Hugh d'Ambray'ye ek bir kitap yazdı ve kitap aslında Kate Daniels'in 10. kitabıyla bağlantılı. Ben Kate Daniels'i okuyup bitirdim ancak o sıralarda Hugh'a kin beslediğim için Iron ve Magic'i (Demir ve Büyü) okumadım. Ancak Ilona Andrews'in yeni kitabını beklerken birden bire dün başlayıverdim ve bitirdim. Benim aklımda, Ilona Andrews kötü bir kitap yazmaz fikri olduğu için okumamak gibi bir ihtimal yoktu zaten. Sadece zamanı değildi.

Kitap, Roland'ın bağından kopardığı rezil haldeki bir Hugh d'Ambray sahnesiyle başlıyor, yıllardır birlikte savaştığı Iron Dogs ordusu (Demir Köpekler) da ondan farklı değil. Aç, amaçsız ve parasızlar. Teğmenleri gelip ondan tekrar liderlik yapmasını istiyor. Hugh da güçlü sorumluluk bilinciyle, bu görevi tüm tükenmişliğine rağmen eline alıyor. Zira almazsa Nez, Roland'ın başka bir adamı tarafından hepsinin kökünü kurutulacak.

5 Mart 2019

SON ZAMANLARDA OKUDUĞUM BİRKAÇ KİTAP



Bu aralar biraz kafa dağıtmak için basit birkaç okumak istedim. Hepsi de fantastik kısa kısa kitaplar. Benim gibi fantastik (alt türü şehir fantezisi) olan kitapları seviyor ve öyle muazzam kurgular veya anlatım beklemiyorsanız, aşağıdaki kitaplara göz atabilirsiniz:

Rasgele bir sırayla:

Justice Calling (The Twenty-Sided Sorceress #1)

Kitap, bir çizgi roman dükkânı işleten bir kadının bir dizi cinayete olan bağlantıyla başlıyor. Düşmanın arkadaşlarına zarar vermeye başlamasıyla herkesten gizli tuttuğu güçlerini açıklamak zorunda kalıyor. Ancak bu, kendi gücünü almak isteyen eski sevgilisi ve akıl hocasından kaçmak yerine bu sefer savaşmaya karar vermesine neden oluyor.

Türkçesi Adelet'in Çağrısı olan bu kitap kısa ve ilginç bir biçimde başlıyor. Ancak serinin ikinci kitabı Murder of Crows'u (Kargaların Cinayeti) da okuduktan sonra devam etmem kararı aldım. Aslında merak ettiğim bir yanı var ama çabaya değmez.

3 Mart 2019

JAPON EDEBİYATI: THE TRAVELLING CAT CHRONICLES || HIRO ARIKAWA



Yıllar önce bacağı kırıldığında kendisini kurtaran Satoru ile yaşayan sokak kedisi Nana'nın hikâyesini anlatan The Travelling Cat Chronicles insanın içini ısıtan, hüngür hüngür ağlatan, bir hayvanla sahibinin arasındaki bağı romantik ve zamansız biçimde işleyen çok güzel bir kitap.

Satoru kitabın başlarında çok sevdiği kedisi Nana'yı arkadaşlarından birine kitabın oralarına kadar açıklanmayan nedenlerden ötürü sahiplendirmek için uzun yollar gidiyor. O arkadaşlarla tanıştığımızda, Satoru'nun geçmişine giderek o insanlarla nasıl tanıştığını, nasıl bağlandığını, nasıl şimdiki insan haline geldiğini, onların hayatlarında nasıl bir etki bıraktığını okuyoruz. Kimi zaman duygusal kimi zaman da eğlenceli bir kitap.

Satoru genel olarak bakıldığında zor bir hayat geçirmiş ancak hayata karşı masum bir bakış açısı taşımaya devam ediyor. Nana da sokaklar tarafından kavrulmuş, bir kedi olmaktan gurur duyan, Satoru'yu seven, avcı, terbiyeli bir kedi. Bazen kendi hali ve tavrına yönelik yorumları kitabın o hüzünlü yanını kırmada çok başarılı. İnsanın içini ısıtıyor. İkisinin birbirine duyduğu sevgi olağanüstü bir biçimde aktarılmış. Nana'nın insanları anlamasıyla da daha tatlı bir yan katılmış.