25 Şubat 2019

HAYVANLARIN ANLATTIĞI BEŞ HARİKA KİTAP



Bir hayvansever olduğumu kesinlikle inkâr edemem. Bir kedi gördüğümde onun başını okşamak, bağrıma basmak, o yumuşak tüylerinde kendimi kaybetmek isterim. Bazen o "iğrenç," hayvanları sıkıştıran insanlardan biri haline gelirim. Bu konuda kendimi dizginlemeyi kendime görev bildim.

Tabii köpeksever olduğumu da eklemem gerekir. Yolda bir golden gördüğümde elimi uzatırım ya da uzaktan bir süre onu izlerim (dediğim gibi, kendimi dizginlemeye çalışıyorum). Eğer sahibinden ve köpeğin kendisinden izin aldığımı hissedersem de kulaklarının arkasını kaşımayı asla ihmal etmem. Yılanları pek sevdiğim söylenemez, sıçanları da öyle. Ama genel olarak bir hayvanseverimdir.

İşte bu nedenlerden ötürü bir hayvanın anlatıcı olduğu kitaplara bayılıyorum. Sizlere de bu kitaplardan bahsetmek istedim.

14 Şubat 2019

HİKÂYELERİ VE SONLARIYLA İNSANI ŞOKE EDEN KİTAPLAR

Kitapların insanın ufkunu açması fikrini savunanların aksine, ben bazen kitaplarımı sadece şaşırtıcı hikâyeleri için okurum. Sizi bilmiyorum ama sonunu tahmin edemediğim bir kurmacaya daldığımda hikâye tüm gece rüyalarımda döner, günüm onu düşünmekle geçer, durup durup nasıl kitaptı diye aklımdan geçirim. İnsanı bu denli derinden etkileyen kitapları (ki hoş vakit geçirmemizi sağlamasını eklemiyorum) el üstünde tutmamız gerek. Bir de paylaşmamız...

İşte ben de bu yazımda size kesin şaşıracağınız birkaç kitabın adı vermek istedim. Size ilk önce emin olduklarımı aktarmak istiyorum:

  • Roanoke Kızları - Amy Engel

  • Siyah Damar - Tarryn Fisher

  • Gözlerinin Ardında - Sarah Pinborough

  • Yalancılar - E. Lockhart

  • Dövüş Kulübü - Chuck Palahniuk

Şimdi de sıra derlemelerde. Daha geniş bir liste olacak

13 Şubat 2019

ÇOK TATLI GRAFİK ROMANLAR




Normalde grafik roman, manga ve benzerleri kitapları açıp inceleyen, takip eden insanlardan hiç olmadım ancak Instagram ve Tumblr sayesinde birkaç çizeri takip ediyordum zamanında. Aşağıda bu takip ettim çizerlerin çok tatlı kitaplarından biraz bahsedeceğim. :)

En sevdiğim çizerle listeye başlıyorum:

 

 

Sarah Andersen

Sarah Andersen'in çizimleri (ne şanslıyız ki) ülkemizde de yayımlandı: Büyümek Diye Bir Şey Yok ve Musmutlu Yumuş Yumak. Ben şimdiye kadarki tüm kitaplarına şöyle bir göz attım ama elimde sadece Büyümek Diye Bir Şey Yok'un fiziksel kopyası var. Geçen sene aldığımda, doğrusu benden mutlusu yoktu. Kapağındaki kumaş kaplamaya bayılmıştım. Birkaç gün elimden de düşürmedim.

Sarah Andersen hakkında en çok sevdiğim şey, insanların (özellikle de kitap kurtları ve hayvanseverlerin) yaşadıkları çelişkileri, seçimleri eğlenceli bir biçimde ele alması. Ne zaman onun çizimlerine baksam gülümsüyorum. Özdeşiyorum.

  

Catana Chetwynd


Catana ile de internette karşılaşabilirsiniz. O da çok tatlı çizimler yapıyor ama benim için Sarah kadar özdeşilebilir değil. Belki de daha çok çiftlerin üzerine yönelik olduğu içindir. Kitabının adı Little Moments of Love.


9 Şubat 2019

POLİSİYE: BÜYÜK DÖRTLER || AGATHA CHRISTIE



Büyük Dörtler, Hercule Poirot serisinin beşinci kitabı. Sanırım İngiliz Edebiyatı'nda Polisiye deyince akla ilk Sherlock Holmes, ikinci olarak da Hercule Poirot gelir. İlki her ne kadar fiziksel kanıta önem veriyorsa, ikincisi de bir o kadar insan davranışlarına göre hareket eder. Tabii bu kitapta iki karakter pek bir iç içe geçmişti.

Büyük Dörtler, Hastings'in Güney Amerika'dan arkadaşı Poirot'u ziyaret etmesiyle başlar. Ancak Hastings de sürpriz bir biçimde arkadaşını görmeye gelmiştir. Ancak gizemli bir adamın aniden yan odada belirip ölmesi ve bir kâğıda gizemli bir şeyler yazmasıyla Hercule Poirot bu kitapta kendisini uluslararası bir güce karşı hareket ederken bulur.

Zeki bir grup Poirot'u aradan çıkarmak için epeyce kapsamlı planlar yaparlar ancak Hercule Poirot "Gri Hücreler"ini kullanarak onlarla mücadele etmeye kararlıdır. Dostu Hastings ile kendilerini büyük bir tehlike ve bir o kadar da büyük bir gizemin ortasında bulurlar.

6 Şubat 2019

FANTASTİK: ROSEMARY AND RUE || SEANAN McGUIRE





Rosemary and Rue (October Daye 1) 2009'da çıkan bir kitap. Kendisi yıllardır okuma listeme bir girer çıkar ama bir türlü okudum kısmına geçemezdi. Geçen hafta birçok benzer türde kitap okuduktan sonra daha önce okumadığım bir seri arayışına girdim ve nihayet bu kitabı okumaya karar verdim. Kitabın tanıtımı da ilginçti doğrusu.

Perilerin ve kırmaların (changeling) dünyasında geçiyor. Aslında onlarınkisi ayrı bir dünyaymış gibi bahsetmesem daha iyi olacak. Yine bizim dünyamızdalar ancak kendi cep âlemlerini yaratmışlar. Kitabın anlatıcısı October, namıdiğer Toby bir özel dedektif ve kendisi ilk kırma Şövalye. Toby kötü bir perinin kendisini balığa dönüştürdüğü on dört yılın ardından, bu yeni dünyada kendisini bulmaya çalışıyor. Ne var ki bir arkadaşı, saf kan peri öldürülmeden önce Toby'ye cinayetini çözmesi için bir lanet yerleştirince October yeniden kurmaya çalıştığı hayatını bırakıp peri dünyasına dönmek zorunda kalıyor.

Ve asıl sorun, arkadaşının neden öldürüldüğünü anlamaya yaklaşmasıyla başlar.