28 Mart 2018

Roman: Kâğıt Ev || Carlos Maria Dominguez


Kâğıt Ev
Carlos Maria Dominguez



Jaguar Kitap'tan çıkan Kâğıt Ev, kısacık ancak insanların kitaplara olan ilgisinin beslendiğinde nasıl da büyüdüğünü, hatta sapkınlığa ulaştığını çok güzel bir biçimde anlatıyor. Kitaplara olan sevgilerinden ötürü delirmiş, kendilerini kaybetmiş insanların hikâyesi var bu kitapta. Ha bir de üşenmeyip bir kitabın, bir insanın hikâyesini öğrenmek için yol kat eden.
"1998 ilkbaharında Bluma Lennon, Soho'daki bir kitapçıdan Emily Dickinson'ın Şiirler'inin eski bir baskısını aldı ve ilk köşe başında, tam da ikinci şiiri okumaya başladığında bir arabanın altında kaldı."

26 Mart 2018

Roman: Nagazaki || Éric Faye



Nagazaki, Japonya'nın 2. Dünya Savaşı'nda atom bombasıyla vurulan bir şehri. Her ne kadar yaşanan bu travma insanların zihinlerine ve yaşamlarına derin etkilerini bıraksa da Nagazaki'de asıl odak konusu mahremiyeti ihlal edilen bir adam.

Shimura adlı, yaşlanmaya yüz tutmuş, asosyal denilebilecek birisi bir gün evinde yiyeceklerin azalmaya başladığını fark eder ve kayıt tutmaya başlar, ancak bu kayıtlar tahminini doğrulayınca evine bir kamera yerleştirerek kimin yiyeceklerini (ama sadece yiyeceklerini) çaldığı ortaya çıkarır. Ardından da gerçek bir olay olması yüzünde daha da tüyler ürpertici hale gelen bir tablo çıkar ortaya.
Kitabın tüyler ürpertici kısmı mahremiyetin ihlali, çünkü anlatılan herkesin başına gelebilir. Kitabı özel kılan ise merakla başlayıp insanın bu durum karşısında nasıl etkilendiğini, merakın dehşete nasıl dönüştüğünü basit bir biçimde anlatması. Hikâyenin iki bakış açısından anlatılması da ortaya daha derin bir manzara çıkarıyor. Hayatta kalma mücadelesi. Yalnızlık.

25 Mart 2018

Polisiye: Çelikten Düğümler || Sandrine Collette



Çelikten Düğümler, 2001 yılında geçen bir gizem romanı. 40 yaşında bir adamın geçmişine ve bugününe odaklanıyor. Bir süre hapishaneden kaldıktan sonra (kimileri kitabı okudukça ilahi adalet diye yorumlayabilir) bir kaçış yaparak ücra bir yere giden ve orada kaçırılarak tutsak edilen bir adamın hikâyesi.

İki ihtiyar adamın işlerini yaptırmak ve sapkın hayatlarını gizli tutmak için kaçırdığı bu orta yaşlı adamın asi ve hırçın halini geride bırakıp nasıl kölelik zihniyetine girip, açlık, susuzluk ve yorgunluk yüzünden aşama aşama benliğini kaybettiğini görüyoruz. Konusu itibariyle korkutucu ve insanı içine çekiyor. Kendinizi anlatıcının yerine koyduğunuzda, intihar etmenin bile bir kaçış olmadığı bu suç romanı, kimi anlar aşırı heyecanlı ve karamsar. Heyecanlı olmasının nedeni ise, bu kurgunun kimin zaferi ya da kimin mağlubiyetiyle biteceğine dair doğan meraktan geliyor. Bir hayatta kalma romanı. İnsanın ertesi günü görebilmek için nasıl da mücadele verdiğini çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor.