31 Ekim 2016

TARİHİ KURMACA: OKYANUSLAR ARASINDAKİ IŞIK || M. L. STEDMAN


Okyanuslar Arasındaki Işık - M. L. Stedman


Okyanuslar Arasındaki Işık Goodreads'ta, okurların seçimiyle en iyi tarihi romanı ödülü almış bir kitap. Savaştan dönmüş, ruhen yaralı ve erdemli bir adamla eşinin hikâyesini anlatıyor. Bir dram anlayacağınız ve kitabın sonu çok duygusal.

Tom savaştan dönüp bir deniz fenerinde çalışmaya başlar. Yalnız bırakan bir iştir ancak Isabel adlı bir kadınla evlenir. Isabel üç kere çocuk düşürdükten sonra yıkılmanın eşiğindedir ancak kıyıya Janus adlı ölü bir adam ve ufacık bir yavru sürüklenir. Tom çekingen olsa da, kimseye haber vermez. Adamı gömüp çocuğa kendi evlatlarıymış gibi bakarlar.

Bu kitabı aslında kazara almıştım (başka bir kitapla karıştırdım) ama bir dürtüyle okumaya başladım. Sonra da o sıralar filminin çıktığını gördüm. Muhtemelen reklamına denk gelmiştim bir yerde. Konusundan falan haberim yoktu. Filmin adı kafama çok takıldı ama. Hayat Işığım demişler.

"Izz, bir geleceğinin olabilmesi için geçmişi değiştirebileceğin umudundan vazgeçmen gerektiğini yaşayarak öğrendim."

13 Ekim 2016

POLİSİYE: ÖLÜLERLE KONUŞMAK || HARRY BINGHAM


Ölülerle Konuşmak (Fiona Griffiths 1) - Harry Bingham

Tanıtımı:

Dedektif Fiona Griffiths'in ilk cinayet vakası tüyler ürperticidir; bir kadın ve altı yaşındaki kızı köhne bir dairede vahşice öldürülmüştür. Tek ipucu ölü bir işadamının olay yerinde bulunan banka kartıdır.

Fiona kendini mesleğine adamış, son derece zeki bir polistir fakat gözler önüne sermekten hoşlanmadığı başka yanları da vardır. Özgeçmişindeki iki yıllık boşlukla bağlantılıdır bu; ağlayamamasıyla ve cesetlere duyduğu şaşırtıcı yakınlıkla.

Fiona geçmişini ardında bırakma derdindedir fakat cinayetler vahşileştikçe o da merhametsiz bir şekilde zihninin karanlık köşelerine sürüklenir, üstelik orada başka bir ölü kız daha vardır: Kendisi.

***

Ölülerle Konuşmak epey ilginç bir kitap. Öyle New York, Londra gibi bir yerde değil, muhtemelen daha önce duymamış olabileceğiniz bir ilde geçiyor: Cardiff. Üstelik ufak tefek kadın bir dedektif baş rolde. Hem de kendisinin sağlık geçmişi var. Ölülere bir yakınlığı. Bazen matematik sorununu andıran yaklaşımları. Avının peşine tazı gibi takılan bir tavrı. Bu karakteri sevmemin en büyük nedeni aklının çalışma şekline yetişemiyor oluşum. Bence ona yetişmek herkesin harcı da değil.

4 Ekim 2016

FANTASTİK: BAYAN PEREGRINE'İN TUHAF ÇOCUKLARI || RANSOM RIGGS


Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları (Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları 1) - Ransom Riggs


Gizemli bir ada. Terk edilmiş bir yetimhane. Fazlasiyla tuhaf fotoğraflardan oluşan bir koleksiyon.

Tüm bunlar kurgu ile fotoğrafçılığı nefes kesici bir şekilde bir araya getiren ve unutulmaz bir okuma deneyimi sunan Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları romanında keşfedilmeyi bekliyor.

Yaşadığı korkunç aile trajedisi yüzünden Galler kıyılarındaki, dünyadan uzakta kalmış bir adaya yolculuk eden on altı yaşındaki Jacob, burada Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocuklar Yetimhanesi'nin yıkıntılarını keşfetmekle kalmayıp, Bayan Peregrine'in çocuklarının sadece tuhaf olmaktan çok daha fazlası olduğunun farkına varır.

New York Times bestseller listesinden 108 haftadır inmeyen, aklınızdan çıkmayacak eski fotoğraflar eşliğinde okuyacağınız Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları, gölgelerde geçen bir macera arayan her yaştan okuyucuyu içine çekecek eşsiz bir roman.


Uzun zamandır Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları'nı duyuyordum aslında. Hele film olacağı ve Tim Burton'un da yönetmenliğini üstlendiğini duyunca epey meraklanmıştım. Elim gitmiyordu ama. Geçenlerde (sanırım film afişlerinin de epey etkisi var) elime alıp okumaya başladım ve hemen bitirdim.